Anasayfa | İl Örgütleri | Program ve Tüzük | Basın Açıklamaları | Haberler | İletişim
 
Eskişehir / Kadınlar 8 Mart’ın 100. Yılında Alanlarda

Eskişehir - Birkaç gün önce 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü 100. Yılında, çeşitli etkinliklerle kutlamaya başlayan Emekçi Hareket Partili Kadınlar; Eskişehir’de bugün kapitalizme, patriyarkaya, kadının tarihsel ezilmişliğine, cinsiyetçiliğe, homofobiye ve emek sömürüsüne karşı alanlardaydı.

Saat 17.00 da Yediler Parkı’ndan  yürüyüşle başlayan eylem; Adalar Migros önünde Kadın Oyunları Topluluğu’nun sergilediği müzikli tiyatro gösterisiyle son buldu. “Tekel’de Direnen Kadınlar Yolumuzu Açıyor”  sloganıyla sık sık kadın dayanışmasının önemine değinen kadınlar; kadın mücadelesinde Tek-El olunması gerekliliğini ve kadın kurtuluşunun örgütlü mücadele ile kazanılabileceğini bir kez daha haykırdı. Tekel işçisi kadınların onurlu mücadelesini selamlayan kadınlar, var olan sistemde kadınların hem kapitalizme hem de erkek egemenliğine karşı savaşmak zorunda olduğunu bir kez daha belirterek, 8 Mart’ın 100. Yılında Tekel işçisi kadınların verdikleri mücadelenin önemine değindiler.

 

Toplumsal, ırksal ayrıştırma politikalarına karşı olduğunu tüm şehre en gür sloganlarıyla bir kez daha duyuran kadınlar;  uygulanan politikaların işe yaramayacağını belirterek sık sık attıkları “Yaşasın Kadın Dayanışması” sloganının yanı sıra Kürtçe slogan da attılar. Homofobiye ve cinsiyetçiliğe karşı ses çıkarmak zorunda olduklarını belirtirken  hep birlikte “Susma Haykır Lezbiyenler Vardır”  diye haykıran kadınlar; bedenleri üzerinde yıllardır süregelen erkek  hakimiyetinin, örgütlü mücadeleyle son bulacağını yinelediler.

Hayatın her alanında hem sistem tarafından hem de patriyarka tarafından ezilen tüm kız kardeşlerini alanlara çağıran kadınlara;  eylem esnasında pek çok kadın destek vererek sloganlara ortak oldu.

Emekçi Hareket Partisi’nin Eskişehir Demokratik Kadın Platformu (EDKP) ile birlikte düzenlediği eylem;  coşkusu ve katılımın yoğunluğuyla halkın ilgisini çekti.

Basın Metninin Tamamı:

BASINA VE KAMUOYUNA

8 Martın yüzüncü yılında, 2. Enternasyonal kadın konferansından bu yana bütün dünyada milyonlarca kadın özgürlük, eşitlik, kardeşlik ve barış için sokaklarda olacağız bir kez daha. Namus cinayetleriyle katledilen, tecavüz ve tacizle sindirilmeye çalışılan, savaşlarda öldürülen, nefret cinayetlerine kurban edilen,  cezaevlerine hapsedilen, dışarıda emeği sömürülen, ev içinde emeği görünmeyen Kürt, Türk, ermeni, Laz, Çerkez kadınlar ellerimizi birleştirerek değiştireceğiz dünyayı.

Kapitalizmin kriziyle ilk işten attığınız, evine dön 3 çocuk yap dediğiniz, isteğimiz dışında doğum kontrolü uyguladığınız biz olduk. Ama direniyoruz güvenceli iş hakkımız için. Dün Novamed’ de, Desa’ daydık, bugün TEKEL’deyiz. Kara, yağmura, biber gazına, coplara boyun eğmedik bilesiniz, binlerce Tekel İşçisi Kadınız bu meydanda. İşsizler ordusunu yaratırken özellikle biz kadınları seçtiniz; çünkü hasta ve çocuk bakımı, ev işlerinin yapımını da ücretsiz olarak yıkmak istediniz üzerimize. Ama ev içinde görünmeyen emeğin sesidir bu yükselen. Çünkü esnek çalışma değil,  daha çok çalıştırılıp, daha az ücret değil,  eşit işe eşit ücret istiyoruz. AKP’nin de uyguladığı Neo-liberal politikalarınızla gasp ettiğiniz eğitim, sağlık, ulaşım, barınma ve güvenli gelecek haklarımızı almak için, cinsiyetçi eğitim sistemiyle yok etmeyi başaramadığınız sesimizle, bozulmuş bir eko-sistemde yaşamak istemediğimiz için birleşerek geliyoruz çürümüş sisteminizi değiştirmeye.

Sıkıştırıldığımız dört duvar arasında şiddetin bin bir türüne tanığız. Evde sokakta, işyerinde, dayakla, tacizle, tecavüzle, bedenimiz erkek egemenliğin baskısına maruz kalıyor. Aile içinde şiddete uğradığımızda, susmamız söyleniyor. namus adı altında öldürülüyor, diri diri gömülüyoruz. Medine gibi, 16’sındaki. Ama topraktan yükselen çığlıklarımıza kapatamayacaksınız kulaklarınızı. Evde, sokakta, işyerinde bırakmadı şiddet peşimizi. Evlerin kapalı, tabu sayılan dünyalarında çalındı yaşamlarımız. Katillerimiz çoğu zaman en güvenilir dedikleriniz oldu. Ağabeylerimiz, babalarımız, kocalarımız… Naile, Güldünya, Dilek, Medine’lerdik. Bizi namus kisvesi altında katlettiniz. Tüm adaletsizliğe, şiddete ve ezilmeye karşı direniyoruz ve haykırıyoruz hep bir ağızdan erkek, devlet şiddetine, kadın katliamlarına son diye. Sığınma evlerini de sığınma evlerine ihtiyacımız olmayacağı günleri de istiyoruz. Bu 8 Martta, bu gün burada mücadeleyi büyütüyor, büyüdükçe güçleniyoruz.

Seks işçisi olduğumuz için her an ölümle yüz yüze kaldık, öldürüldük, öldürülmemize meşru gerekçeler yaratılmaya çabalandı. Bizi öldüren genel ahlaktı. Sadece kadın olduğumuz, ya da  travesti, transseksüel olarak yaşadığımız, biseksüel, lezbiyen kadınlar olduğumuz için  bazen de heteroseksizmi reddettiğimiz için hasta ilan ettiniz, yetmedi nefret cinayetlerine kurban ettiniz. Hapsolduğumuz bedenlerden kurtulmak, bizi ifade edeni giymek istediğimizde öldüren ahlakınıza tehdit oluşturduk, ahlaka mugayir davranıştan cezalar kesip kuytulara görünmez olmamızı istediniz. Oysa ne ağır tahrik indirimleriniz,  ne de hafifletici sebepleriniz temizleyemez elinizdeki kanı. Şiddete uğrayan, öldürülen, tecavüz edilen her kadının arkasında binler olduğumuzu göstermek için buradayız.

Çünkü inkâr etmeye, gözaltılarla, baskılarla bizleri susturmaya çalıştığınız, kendi dilimizi yasak kıldığınız her gün için binlerle dayanacağız kapınıza. Milliyetçi, militarist politikalarınız karşısında ısrarla halkların kardeşliğini, barış türkülerini kadın dilimizle söylüyoruz. Kendi diline kültürüne yasaklı, yaşadığı toprakları ateş içinde bırakıp gitmek zorunda kalan Kürt kadınlarla yüreklerimize dokunuyor, hep birlikte “artık yeter, savaşlar son bulsun” diyoruz. Kürtçe, Arapça, Lazca, Ermenice türkülerimiz karışıyor birbirine. Barış için ısrar eden bütün kadınların, türküsünü söylemeye geldik. Hapsedilse de susmayan Seher Tümer'i, Olcay Kanlıbaş’ı, Pınar Selek’i ve bütün kadınları yanımıza katıp da geldik bugün. Kirli savaş politikalarınızla esir aldığınız Orta Doğu'dan binlerce Meryem, Berivan, Fadila’yız ve haykırıyoruz işte; bedenlerimiz savaş ganimeti olmayacak!

Savaşlarınızla sürdünüz topraklarımızdan, başka ülkelere. Daha iyi günlere diye çıktık yola,  mülteci statümüz bile olmadı. Yoksullukla mücadele etmek yine biz kadınlara kaldı. Şimdi 8 Mart’ın 100. yılında dünyadaki bütün kadınlarla el ele sokaklardayız. Ardımızda yıkıntı, ardımızda kriz, yoksulluk, ardımızda savaş şiddet. Biz kadınların bir şeyleri değiştireceğimize olan inancımız öyle hızla büyüyor ki içimizde; yüreklerimizde aynı özlem, aynı heyecan, aynı umut türküleri söyleniyor. Biz kadınlar biliyoruz ki emeğimize, bedenimize, kimliğimize dair istediğimiz ne varsa kazanabiliriz. Kendimiz yapacağız politikayı, tarihi biz yazacağız, barışı biz yaratacağız. Öğrendik ki mücadele edenler her zaman kazanmaz ama kazananlar yalnızca mücadele edenlerdir.

8 Mart’ın 100. yılında diyoruz ki; Kapitalizme ve Erkek egemenliğine karşı Söyleyecek sözümüz değiştirecek gücümüz var.

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI

ESKİŞEHİR DEMOKRATİK KADIN PLATFORMU

Fotoğraflar İçin Tıklayınız

 
Emekçi Hareket Partisi mail grubuna dahil edilmek istiyorum
E-posta:   
katilim

emekci_haber

Genel Başkan Sibel Uzun
Firavunların Zulmü
Diğer Yazıları

Genel Sekreter Gün Çağ Aydın
Demokrasiyi Tanımayanların Anayasa’sına Oy Yok
Diğer Yazıları

Hakan Öztürk
Destekçi Değil Boykotçuyuz
Diğer Yazıları

Gülsüm Kav
Ömer Çetin Kim?
Diğer Yazıları

Veysel Aktaş
Partinin Sacayağı Olabilmek
Diğer Yazıları

Akıntıya Karşı - Vladimir İliç Lenin
Emperyalizm: Tekellerin Sert Rekabeti
Diğer Yazıları

mucadele_takvimi

iscilerdenyazilar_teksutun

emekcihareket_wb
butonson
Anasayfa | İl Örgütleri | Program ve Tüzük | Basın Açıklamaları | Haberler | İletişim