Anasayfa | İl Örgütleri | Program ve Tüzük | Basın Açıklamaları | Haberler | İletişim
 
Taciz Ve Tecavüz Her Yerde!

Bütün kadınlar; hangi dil, din, sınıf, yaş olursa olsunlar erkekler tarafından cinsel tacize uğramışlardır. Uğramadım diyen varsa ya utandığı için ya da korktuğundan dolayı söylemiyordur.

Sokakta hiç tanımadığı erkekler tarafından, sözlü ya da elle taciz olduğu gibi en yakınında ki erkekler tarafından da taciz oldukça yaygındır. Böyle durumlarda genelde yaptığımız susmaktır ve görmezlikten gelmektir. Hep kendimizi suçlarız. “Ben böyle giyinmeseydim” “ben böyle davranmasaydım” bunlar olmayacaktı, yaklaşımı hepimizin en başta düşündüğü sözlerdir. Fakat şunu unutmayalım, bize bunları düşündüren erkek egemen toplum yapısı ve onun kurallarıdır. Toplumun diline yerleşen “kuyruk sallamak” ilgili atasözleri erkeklerin kendilerine savunma mekanizması ve yaptıklarının meşruluğunu gösteren örneklerdir.

Öncelikle bu bakış açılarını bir kenara bırakarak, isteğimiz dışında bize söylenen söz ve yapılan bütün davranışlar cinsel tacizdir! Bunu bilmemiz gerekiyor. İstediğimizi giymek ve davranmak özgürlüğüne sahibiz. “Bizim eteğimizin boyu, kimsenin tacizine davetiye değildir”. Üzerimizde kurulan bu baskıyı kaldırmanın yolu, tacizlere sessiz kalmamaktır! Hem kendimize hem de ayı ortamda olduğumuz herhangi bir kadına uygulanan tacize karşı çıkmak ve kadın dayanışmasını göstererek erkeklerin densiz hareketlerinin haksızlığını vurgulamaktır.

İş yerlerlerin de amirlerin, ustabaşıların ve patronların uyguladığı tacizse, en çok sineye çekilmek zorunda kalınan taciz şeklidir. Zaten ekonominin kötü olduğu ülkemizde, işini kaybetmek korkusuyla kadınlar, hiçbir şekilde seslerini çıkartamamaktadır. Bunu bizden daha iyi bilen erkeklerse durumu devam ettirmekte ve kadınlara istedikleri gibi davranma hakkını kendilerinde görmektedir.

Ama bu böyle gitmez! Nasıl bütün haksızlıkların bir gün son bulacağı gibi, tacizlerinde cezasız kalması söz konusu değildir.

Yeni Türk Ceza Yasasında cinsel tacizli ilgili suçlar  “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar,” başlığında ele alınmış ve TCK’nın 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer almıştır. İşyerinde cinsel taciz suç olarak tanımlanmış ve cinsel suçlara verilen cezalar arttırılmıştır.

Buna en güzel örnek 2001 yılında açılan davadır. “Tanık yok şikâyet etsem de kanıtlayamam” diye düşünen bütün kadınlar için “örnek bir dava” kazanılmıştır. Olay kısaca şöyledir: “2001 yılında bir avukatlık bürosunda, etrafta kimseler yokken, işe yeni girmiş bir kadının yanağından öpmeye çalışan ve kendisini öpmesi için baskı yapan bir avukat cezalandırılmıştır.  Bu avukat, önce sekiz ay hapse çarptırılmış, sonra kınanmış, ardından da 7 bin YTL tazminata mahkûm olmuştur. Yargıtay tazminat kararını onamıştır. Böylelikle “birebir görgü tanığı olmayan” cinsel taciz davaları için hukuki bir yol açılmış oldu.

2001 yılından bu yana hukuk mücadelesi veren ve baskılara karşı yılmayan E.C.’yi buradan da tebrik etmek istiyorum. Hem kendi yaşadığı haksızlığı cezalandırmış hem de bütün kadınlar için bir umut olmuştur. Taciz en aşağılayıcı insanlık suçudur. Bunun karşısında durmak ve cezalandırılmasını sağlamakta insanlığın gereğidir!

NERGİS UYGUN

 
Emekçi Hareket Partisi mail grubuna dahil edilmek istiyorum
E-posta:   
katilim

emekci_haber

Genel Başkan Sibel Uzun
Firavunların Zulmü
Diğer Yazıları

Genel Sekreter Gün Çağ Aydın
Demokrasiyi Tanımayanların Anayasa’sına Oy Yok
Diğer Yazıları

Hakan Öztürk
Destekçi Değil Boykotçuyuz
Diğer Yazıları

Gülsüm Kav
Ömer Çetin Kim?
Diğer Yazıları

Veysel Aktaş
Devrimci Görevleri Büyütenler, Devrimci Güçleri Büyüterek Devrimci Yol’dan Yürüyor
Diğer Yazıları

Akıntıya Karşı - Vladimir İliç Lenin
Emperyalizm: Tekellerin Sert Rekabeti
Diğer Yazıları

mucadele_takvimi

iscilerdenyazilar_teksutun

emekcihareket_wb
butonson
Anasayfa | İl Örgütleri | Program ve Tüzük | Basın Açıklamaları | Haberler | İletişim