Anasayfa | İl Örgütleri | Program ve Tüzük | Basın Açıklamaları | Haberler | İletişim
 
Orada Bir Ses Var Uzakta

Bundan yaklaşık üç hafta önce, Radikal gazetesinin manşetini gördüğüm an, kanımın çekildiğini hissettim, “12 yaşındaki Meryem’in Acı Sonu”. Başlığı okumak dahi yetmişti ne olduğunu, hatta nasıl olduğunu tahmin etmem için. Bir kız çocuğu öldürülmüştü yine, kuvvetle muhtemel namus cinayetiydi. “12 yaşındaki Meryem Sökmen arkadaşına 'Seni Seviyorum' yazan bir not göndermek istedi. Öğretmenin eline geçen nottan ailesi haberdar edildi. Meryem'in eve gitmesinin ardından üç el silah sesi duyuldu. İddiaya göre Meryem, töre korkusu yüzünden korucu olan babasının silahıyla intihar etti.”. Haberi okuduktan sonra ise sorular uçuşmaya başladı aklımda.

 

Töre ne menem bir şeydir ki 12 yaşındaki bir kız çocuğunu böylesine masum bir itiraftan ötürü intihara götürür? İntihar süsü verilmiş olması daha muhtemel bir cinayet nasıl olur da bu kadar olağanlaştırılır? Bundan 13 yıl önce ablası da kendini asmış Meryem için intihar bir kaçış yolu muydu? Yoksa ablasının ölümü de kendi ölümü de intihar süsü verilmiş namus cinayetleri miydi? Öğretmen, eline geçen notu, Meryem’in ailesine verdiğini reddediyordu. Bu ne denli inandırıcı? Baba, kızı intihar ettiğinde (!) evde olmadığını, kızının sevdiği birisi olduğunu söylemesi durumunda, kızını o kişiyle evlendireceğini söylemişti. Kızını henüz 12 yaşındayken evlendirmeyi, bunun beyanını verecek kadar normal gören bir babanın varlığı trajedi değil de nedir? Kaldı ki kendi kızının ölümünden “Annesi, kızını kanlar içinde bulmuş.” diye bahseden, kızından bahsederken “kızımı” demeyen, onu bir cümle içinde dahi sahiplenmeyen baba, kız çocuklarına, kadınlara bakışını en net şekilde özetlemiyor mu? Evet, “Ora da bir ses var uzakta. O ses, bizim sesimizdir. Duymasak da, tınmasak da o ses bizim sesimizdir.”. Sesden öte, feryat figan… Bir o kadar da sessiz aslında. Biz duyuyoruz o sesi. Onlar ne denli sessizse, biz o denli sesli olmalıyız. Onların oralardaki sessiz feryatlarını, biz buralarda haykırmalıyız. Geç kalmamalıyız asla. Geç kaldığımız her an biri daha yitip gidiyor. Birimiz daha… Bir kişi daha eksiliyoruz.

2008 yılı, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı – Töre / Namus Cinayetleri Raporu’na göre, son 5 yılda 1148 töre ve namus cinayeti işlenmiş ki bunun dışında kim bilir kaç cinayete intihar ya da kaza süsü verildiğini düşünürsek… Bu cinayetlerin % 33’ü namus, % 23’ü aile içi uyuşmazlık, % 9’u yasak ilişki, % 7’si kan davası, % 6 ‘sı cinsel taciz, % 2’si kız alma-verme, % 2’si tecavüz ve yine % 2’si töre sebepliymiş. Şu sebeplere baktığımızda, feodal yapıdan ya da ataerkil düzenden yana sıkıntısı olmayan bile, “Kadına mı pay biçtiniz bunların cezasını?” diye düşünmez mi? Bir kadının, yalnız olmadığını hissetmeye en çok ihtiyaç duyduğu zamanlar değil midir bunlar?

Tüm olanaklarımızı seferber edip, öldürülen, katledilen kız kardeşlerimizin sesi olmalı, diğer kız kardeşlerimize sıra gelmeden onları da katmalıyız sesimize. Geç kalmadan, bu cinayetler olağanlaştırılmadan, magazinleştirilmeden kamuoyu oluşturmalıyız. Üçüncü sayfa haberleriyle (!) daha fazla burkulmamalı yüreklerimiz. Yüreklerimiz bir, sesimiz gür olmalı.  Ancak bu şekilde söküp atarız öğrenilmiş çaresizliği onların üzerinden. Ancak bu şekilde “Suskun değil öfkeli, yalnız değil örgütlü” kılabiliriz onları da.

AYÇA GAMZE TÜRKDOĞAN

 
Emekçi Hareket Partisi mail grubuna dahil edilmek istiyorum
E-posta:   
katilim

emekci_haber

Genel Başkan Sibel Uzun
Firavunların Zulmü
Diğer Yazıları

Genel Sekreter Gün Çağ Aydın
Demokrasiyi Tanımayanların Anayasa’sına Oy Yok
Diğer Yazıları

Hakan Öztürk
Destekçi Değil Boykotçuyuz
Diğer Yazıları

Gülsüm Kav
Ömer Çetin Kim?
Diğer Yazıları

Veysel Aktaş
Devrimci Görevleri Büyütenler, Devrimci Güçleri Büyüterek Devrimci Yol’dan Yürüyor
Diğer Yazıları

Akıntıya Karşı - Vladimir İliç Lenin
Emperyalizm: Tekellerin Sert Rekabeti
Diğer Yazıları

mucadele_takvimi

iscilerdenyazilar_teksutun

emekcihareket_wb
butonson
Anasayfa | İl Örgütleri | Program ve Tüzük | Basın Açıklamaları | Haberler | İletişim