|
Cumartesi Annelerinde bu hafta 18 Ocak 1996’da Kaybedilen İsmail Şahin’in akıbetinin açıklanılması istendi. Basın açıklamasını bu hafta Emekçi Hareket Partisi üyemiz A.Sinan Cebecigil okudu. Açıklamada “ 251.kez Galatasaray’dayız.251 kez kayıplarımızın akıbetleri açıklansın, failleri yargılansın diyoruz. Devleti yönetenler sussa da, biz kayıpları gündemde tuttuğumuz sürece, kaybedenlerin itirafları devam edecek, biliyoruz...”denildi. Emekçi Hareket Partisi olarak her hafta Galatasaray Meydanı’nda olmaya devam edeceğiz.
Fotoğrafları görmek için tıklayınız
Basın açıklamasının tam metni
251.kez Galatasaray’dayız.251 kez kayıplarımızın akıbetleri açıklansın, failleri yargılansın diyoruz. Devleti yönetenler sussa da, biz kayıpları gündemde tuttuğumuz sürece, kaybedenlerin itirafları devam edecek, biliyoruz...
Geçtiğimiz hafta Emekli Jandarma Yüzbaşı Özcan Tozlu itiraflarda bulundu. 1996’da gerçekleşen, 11 köylünün öldürüldüğü, Güçlükonak katliamının devlete bağlı birimler tarafından işlendiğini açıkladı. Genelkurmay o dönem “PKK yaptı demişti”, oysa Özcan Tozlu, birçok üst düzey Jandarma ve MİT görevlisinin failleri bildiğini söylüyor. Minibüste öldürülen 11 köylüden Ahmet Kaya’nın kızı Emine Ertak defalarca bu meydandan yetkililere seslenmişti. Biz de faillerin isimlerini bugün yine sayacağız.
Harekete geçecek misiniz? Yoksa darbe girişimiyle bağlantıları çıksın diye mi bekleyeceksiniz? Demokrasi sadece kendiniz için mi, hukuk sadece kendiniz için mi var?
Bugün İsmail Şahin’i aramıza katacağız.
Evli ve iki çocuk babası olan İsmail Şahin Beyoğlu Belediyesinde temizlik işçisi olarak çalışıyordu. 18 Ocak 1996’da işe gitmek üzere saat sabah 6.00’da evden çıktı ve bir daha geri dönmedi. Aynı gün saat 11’de eşi Kiraz Şahin’i arayan bir kişi “İsmail eve geldi mi?” diye sordu. “Bir şey mi oldu, siz kimsiniz” diye soran Kiraz’a “hayır, bir şey yok” diyerek telefonu kapattı. Telefon eden kişi İsmail’in eniştesi İlyas Karaçayır’dı..
Aynı gün, İsmail’in evini arayan bir polis memuru İsmail’in babasına Karaköy karakoluna gelmesini söyledi. Babası Karakola gittiğinde İsmail’in birlikte çalıştığı eniştesi İlyas Karaçayır ile Çöp kamyonunun şoförü olan Muktelip Kalemköy’ün de orada olduğunu gördü.
Olaydan iki gün sonra Karaköy karakoluna çağırılan İsmail’in eşi Kiraz Şahin de orada İlyas Karaçayır ve Muktelip Kalemköy’ü gördü. İlyas Karaçayır’a: “Enişte, İsmail’in ölüsünü veya dirisini istiyorum” dedi. İlyas ve Muktelip’in birbirlerine bakıp ses çıkarmadıklarına tanık oldu. Karakol komiseri ise “Bunlar senin kocanın çobanı mı” diye Kiraz’ı azarladı.
Kaybolduktan birkaç gün sonra eşi Kiraz Şahin evde, mutfaktayken, küçük kızları Sibel koşarak geldi ve ağlayarak “Anne, babamı televizyonda gördüm, polisler dövüyordu.” dedi. Kiraz Şahin habere yetişememişti. Aynı akşam başkaları da görmüştü İsmail’i televizyon haberlerinde. İsmail Şahin’den alınan son haber bu olmuştu. Yıllarca bu meydanda eşinin bulunması için oturan Kiraz Şahin “Toprağını bile bilmiyoruz, hiç olmazsa mezarını bilseydik” demeye devam ediyor. 14 yıl önce babasını sadece fotoğrafında tanıyan 2 yaşındaki Sercan ile 6 yaşındaki Sibel, babasının fotoğrafını kucaklarında taşıyarak büyüdüler Galatasaray meydanında.
Ailenin yaptığı tüm başvurular sonuçsuz kaldı. 14 yıldır ailesi İsmail’i arıyor.
İsmail’in kaybolduğu tarihten 9 gün önce Sabancı suikastı işlenmiş, toplu gözaltılar olmuştu. Toplu gözaltlıların içinde İsmail’de var mıydı?
Devlet, İsmail’in akıbetini etkili bir şekilde soruşturma yükümlülüğünü neden şimdiye kadar yerine getirmedi?
İsmail Şahin’in kaybolduğu dönemin:
İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, İstanbul Valisi Rıdvan Yenişen, Başbakanı Tansu Çiller, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve diğer birimlerde görevli olup görevini yerine getirmeyen yetkililer yargılansın.
Güçlükonak katliamı ile ilgili dönemin Akçay Piyade Tugay Komutanı Albay Selahattin Uğurlu, MAK’ta görevli yetkililer, halen para karşılığı infazlarda kullanıldığı söylenen korucu Ahmet Özalp ve ekibi, olaydan haberdar olan Yüzbaşı Hüseyin Gürocak, olaydan haberdar olan MİT yetkilileri dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Başbakan yardımcısı Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bir an önce yargı önüne çıkarılsın.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon |