|
“Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor” Daha geçtiğimiz günlerde maden ocağında kaybettiğimiz 14 işçi kardeşimiz, TEKEL direnişçisi Hamdullah Uysal, toprağa diri diri gömülerek katledilen Medine, başı gövdesinden ayrılarak katledilen Münevver… Hepsinin katili aynı düzenin koruyucuları.
Ne kadar ağır, ne kadar ölüm haberleriyle gelirse gelsin, günler umudu da getiriyor. 100. yılını kutluyoruz Dünya kadınlar Günü’müzün. 8 Mart’lar direnişlerle geliyor son yıllarda. Önce Novamed, ardından DESA, derken TEKEL direnişi… Tüm Türkiye işçi sınıfı için olduğu kadar, ezilen bütün kesimler ve tabi ki kadın kurtuluş hareketi açısından da çok büyük kazanımlar getirdi bu direnişler. Yolumuzu açan, sosyalist feminist mücadelemize ışık tutandı onlar. İlan edilişinin 100. yılını kutladığımız bu yıl da, 8 Mart’a adlarını büyük harflerle yazmalıydı. Biz de öyle yaptık. 8 Mart 1857’de yakılarak katledilen 129 kadın işçinin hatırasını diri tutmak için, direnişçi kadınların adlarını yazdık en güzel yerine mücadelemizin. “TEKEL’de Direnen Kadınlar Yolumuzu Açıyor “diyerek selamladık hakları için direnenleri.
“Bu hep böyle gidecek demek değil bu işler” diyenler; zulmün karşısında direnenler yazıyor tarihi. Kadınlar tarih yazıyor yüzyıllardır. Diri diri toprağa gömülen Medine nasıl ki bir kaderin değil, sistematik bir şiddetin kurbanı olduysa, selde boğularak ölen 8 kadın işçi de aynı sistemin bir başka yüzünün kurbanı oldular. Güldünya’nın, Pippa Bacca’nın, Münevver Karabulut’un yüzlerini ışıtacak, para karşılığı cinsel ilişkiye giren kadınların kurtuluşu için hesap soracak, cinsel yönelim ve cinsiyet ayrımcılığına uğrayan kadınların mücadelesine yön verecek, katledilen nice kadının güzel anılarını hayatta tutacak olan ancak bizim örgütlü mücadelemizdir. Tecritte ölüme mahkum edilen kanser hastası devrimci kadın tutsak Güler Zere’yi dayanışmayla yaşatabilen gücümüz daim olsun, kayıplarının anısına sahip çıkmak için her Cumartesi Galatasaray Meydanı’na hesap sormaya giden annelerin gözyaşları artık kurusun diyedir mücadelemiz. Her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde alanlarda oluşumuz da bu yüzdendir.
Evet, “Günler ağır. Günler ölüm haberleriyle geliyor.” Ancak biz biliyoruz ki “Varılacak yere kan içinde varılacaktır. Ve zafer artık hiçbir şeyi affetmeyecek kadar tırnakla sökülüp koparılacaktır…”
Dün Rosa, Klara, Kollontai derken; bugün de Novamed, DESA, TEKEL oldu örgütlü sosyalist feminist mücadelemize ışık tutan. Kurtuluşumuzu kendi ellerimizle yaratacak olan bizler biliyoruz ki; mücadele gücünü alacağımız kadınların adında bulacağız güzel günlerin inancını. Ve o inançtır, bizi yarınlara taşıyacak olan. Bu inancımızla 8 Mart’ta alanlarda sözümüzü haykırmaya gidiyoruz. Tüm kız kardeşlerimizle mücadelede birlikte saf tutmak için buluşmak üzere… |